Otel Havuzlarının Turizme Katkısı | Serapool E-Dergi
1 Kempinski Hotel The Dome Belek Serapool ile iş birliğiniz ne zaman ve nasıl başladı? Bir peyzaj mimarı olarak Serapool vizyonu ile ilgili en çok dikkatinizi çeken, en beğendiğiniz noktalar neler oldu? Serapool markasını, iddialı havuz tasarımlarıma başladığımda tanıdım ve o proje de 2004 yılında hayata geçirdiğim Kempinski The Dome Hotel’di. Serapool’u o yıldan beri hiçbir zaman yanımdan eksik etmedim. Tekrar etmediğim havuz tasarımlarımda bana çok fazla alternatif malzeme sunuyor. Bu da tasarımlarımızla ortaya çıkan eşsiz eserlere imkân sağlıyor. Kempinski Hotel The Dome Belek tasarım projesinde, otel binasının konseptine uyarak Selçuklu mimarisi konseptinde bir havuz tasarladım. Selçuklu mimarisinin taç kapısı vardır. O taç kapıyı havuza taşıyıp, iki boyutlu olarak yere yatırdım. O kapının izi, kırık blok taşları ve kapıyı oluşturan taş döşemeleri bizim havuzumuzun sınırına ve içindeki desenine ilham kaynağı oldu. Zemindeki pötikare, koyu, açık büyük damaları yan duvarlara taşıyarak uygulamayı iyice zorlaştırdım. Bu projeyi yapabilecek, ürünü doğru anlamda yerli yerine getirebilecek bir firma gerekiyordu. Yatırımcı beni Serapool ile buluşturdu. Serapool’a hayalimi, tasarımımı anlattım. Beni dinlediler ve bunun gerçekten zor bir proje olduğunu, deneyeceklerini söylediler. Proje, hem uygulayıcı ekip tarafından hem de Serapool'un gayretiyle yüzde yüz başarıyla tamamlandı. Oteli her ziyaret ettiğimde, havuza her baktığımda keyif aldığım, o günlere gittiğim bir projemdir, benim için çok özeldir. O günden sonra benim gönlümde Serapool’un yeri bambaşka oldu. Serapool’la her yeni projemde, yeni ürünler için masaya oturduk. Zorlayıcı olan taleplerimi de son derece dikkatle dinlediler. Ürün için gerekli zamanlarda yatırım da yaptılar ve bu yatırım benim dışımda birçok tasarımcıya da ufuk açtı. 10
powered by ikedijital.com
RkJQdWJsaXNoZXIy MTczMDA=